Skip Navigation Links
YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
CiPDER DUYURULAR
Makale Kategorileri
 

GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki
Alternatif yazı, resimin görüntülenemediği durumlar için.
EN ÇOK OKUNANLAR

İŞKENCE VE PATATES

Cem Alemdar Albayrak
Gazete Köşesi - 14 Mayıs 2015 Perşembe - 12:32:20  - Bu makale 640 kere okundu.
Cem Alemdar Albayrak 
alemdar61_@hotmail.comCem Alemdar Albayrak'ın yeni yazısı

Gündemi takip ediyorsanız, eliniz birazcık da olsa kalem tutuyorsa ve yazmadan, söylemeden, konuşmadan edemiyorsanız, dokunmadan geçemeyeceğiniz gündem konuları daima vardır mutlaka. İlle bir şeyler yazmak zorundasınız... Ben de böyle hissediyorum sıklıkla ve gündeme dair bir şeyler söylemek istiyorum. 

 

Bunlardan biri 12 Eylül darbesi. Bu darbeyi hazırlayan süreç, yaşanan acı olaylar, bugünün değil son 35 yılın gündemi aslında...  Ama ben sadece bizleri ilgilendiren bölüme değineceğim: İşkence!.. 

 

Manisa’ya yerleşmiş Makedonyalı bir babanın ve Bulgar göçmeni bir annenin oğlu: Kenan Evren. Ölünün arkasından kötü konuşulmaz meselesi var. Merhumun bir ailesi vardı ve ölünün ardından gösterilmesi gereken asgari saygı bence mevtadan ziyade onun yaşayan yakınlarıyla alakalı. Bence artık kişilerden çok olaylar üzerinde durulmalı. Onu mahşeri vicdan zaten yargılayacak. Ben mümkün olduğunca dikkatli yazamaya çalışacağım. 

 

12 Eylül’ün üstünden yıllar geçti. Ama hiç unutulmadı. Özellikle cezaevlerinde yaşananlar, o günden beri gündemi en çok meşgul eden konuların başında gelir. O zamanlarda cezaevlerinde yaşanan travmatik süreci toplumumuzun bugünkü akılla çok da sağlıklı değerlendirmesi kolay değil diye düşünüyorum. 

 

Bu süreci yaşayan bir ailenin mensubu olarak benim de aklımda toplumumuzun yaşadığı büyük acıların dışında iki şey zihnimde yer aldı: Patates ve işkence. Bu iki şeyin nasıl bir bağlantısı var diye düşünebilirsiniz. 

 

Önce patates mevzunu anlatayım. Rahmetli babamın saatçi dükkânı şehrin tam orta yerinde köşe başındaydı. 12 Eylül'de çatışan gurupların kavgalarından dolayı babamın dükkânının camları defalarca kırıldı. En sonunda babamın canına tak demişti. Bir gün dükkânını korumak ve belki de grupları caydırmak için silahını alarak rahmetli Rendeci'nin kahvehanesinde beklemeye başlar. O sırada güvenlik güçleri tarafından kahvehanede arama yapılır. Babam silahı yakalatır. Bu yüzden kırk gün cezaevinde yatar. 11 Eylül günü  cezaevinden tahliye olur. Dediklerine göre içeride bir gün daha kalsaydı 5-6 yıl daha yatarmış. Neyse ki kırk günle kurtardı babam. Ama yaşadıklarını hiç anlatmadı. Aklımızda kalan babam cezaevinden çıktıktan sonra hayatı boyunca patates yemedi, hatta patatesin içinde olduğu yemeği de yemedi.

 

İkinci mevzu ise infaz ve koruma memuru olduktan sonra hep önüme çıktı: İşkence… 

Tüm dünya kabul etmiştir ki işkence, bir insanlık suçudur. Çok geç itiraf edilmiş olsa da Türkiye işkenceyi 12 Eylül'de acı bir şekilde yaşadı.  Daha önce yaşananlar "münferit olaylar" sayılabilecek türdendi. Bu acı olaylar o dönemde "kurumsallaştı" denilebilir.

 

Mesleğe başladığım ilk yıl… Otobüste yaşlı bir teyzeyle yan yana oturuyorum. Konuşmaya başlıyoruz. O yaşlı teyzenin mesleğimi sorduktan sonra adeta yalvarırcasına benden istediği o şey beni şok etti: "oğlum ne olursunuz mahkûmları dövmeyin!" Ben, darbeyi hazırlayan o süreçte ve darbe sonrasındaki dönemde insanların içinde yerleşmiş o cezaevi algısı karşısında, “Bugün biz insanları değil suçu cezalandırıyoruz; suç işleyen insanlara eğitim verip, eksik yönlerini tamamlayarak onların suç işlemesine neden olan etmeleri ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Onları okutuyor, meslek kazandırıyor; onlar için sinema, tiyatro, konser, bilgi yarışması düzenliyor; onları devletine, milletine faydalı, sorumluluk bilincine sahip, üretken birer vatandaş haline getirmek üzere çoğunluğu üniversite mezunu olan bir personel ordusu ile gayret gösteriyoruz”  demek geçti içimden o anda  ama diyemedim.Algı şokundaydım sanki dilim bağlandı.Sonradan bir şeyler dedikse de değişin bir şey olmadı o algı zihinlere yerleşmiş. Yıllardır birçok yerde bunu dile getirdik,Yıl 2015. İnternette, dergilerimizde, televizyonda, mecliste defalarca dile getirdik, ama medyada çıkan haberlere bakıldığında  görüyoruz ki çok fazla  değişen bir şey yok. 

 

Evet maalesef 7 den 70’e herkesin ön yargısı bu...  Bu miras büyük ölçüde darbelerle bizlerin sırtına yüklenerek tescilleşti. Biz cezaevi personeline en büyük zararı o dönem cezaevlerini yöneten askeri cezaevi müdürleri ve askeri personel verdi. O zamanlar bu işler yaşanırken kurumların yönetimi askerlerden sorulurdu. Cezaevleri yönetimi askerlerin elindeydi. O zaman cezaevlerinde görev yapan merhamet sahibi bütün gardiyanlara da türlü türlü eziyet yapıldı.  12 Eylül'de Adana cezaevinde çalışan gardiyanlar, o zamanın asker olan cezaevi müdürü tarafından damperli bir kamyona bindirilip Adana il sınırını geçip Niğde il sınırları içine girince attırılmış. Bu memurlardan biri ile görev yapmıştım: Hüseyin abi… Şimdi rahmetli oldu. Bu durum Hüseyin Abi’nin çok zoruna gitmiş. Yunan’ın denize döküldüğü gibi bizi de kamyondan döktüler demişti.

 

Kayıtlara göre 12 Eylül'de yaklaşık 300 kişi gözaltındayken öldürüldü. 171 kişi işkenceden öldü. Cezaevlerinde 299 kişi yaşamını yitirdi. 

 

Kayıtlar ve o günleri yaşayan tanıkların anlattıkları şeylerin doğruluğu kabul edildiğinde görülecektir ki 12 Eylül'de Türkiye'de birçok kurumda sistemli olarak işkence yapılmasına göz yumulmuştur. Maalesef bu kurumların içinde basın ve kamuoyu tarafından dillendirilen, yazılan kurum cezaevleridir. Hal böyle olunca her zaman hedef tahtasına konulan cezaevleri ve özellikle de infaz ve koruma memurları oldu. Aslında toplumun bütün kesimleri bu acı olaylardan nasibini aldı. Zamanı gelince o ortamı hazırlayanlar da nasbini alacak Mahkeme-i Kübra’da. Onları orada bekleyen bir sürü insan var.

 

Öyle anlaşılıyor ki o günlerden kalma düşünceler insanlarda korkunç bir paradigma yaratmış. Bunu kırmak ise çok zor görünüyor. Kendimizi topluma anlatmak için daha fazla gayret göstermemiz gerekiyor. Bu görev ise hepimize düşüyor.

 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 
 

            TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri  |  E?itim Haberleri