Skip Navigation Links
YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
CiPDER DUYURULAR
Makale Kategorileri
 

GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki
Alternatif yazı, resimin görüntülenemediği durumlar için.
EN ÇOK OKUNANLAR

ÇAĞDAŞ YÖNETİM-ÇAĞDAŞ YÖNETİCİ

Cem Alemdar Albayrak
CİPDER YAZILARI - 17 Şubat 2015 Salı - 04:17:29  - Bu makale 621 kere okundu.
Cem Alemdar Albayrak 
alemdar61_@hotmail.comCem Alemdar Albayrak'ın çağdaş yönetim ve çağdaş yönetici konularında analizi

Aylardır yazı yazmıyorum. Konu bulamadığımdan değil, o kadar çok konu var ki… Gerek iş yoğunluğu gerekse başka arkadaşlarımızın da Cipder Paylaşım dergisinde yazıları çıkması adına çok yazı yazmıyorum. Daha çok “Duyarlı Kapı” için haber üzerinde çalışıyorum. Ayrıca benim bu meslekte geçirdiğim süre yirmi yıla yaklaşmaktadır. Artık istiyorum ki genç arkadaşları bu işe monte edeyim. Sosyal medyada eleştiri, konuşma, yorum reytingleri iyi ama iş yapmaya gelince ara ki personel bulasın. Nitekim birkaç kişi hariç pek verim alamamaktayız.

 

 

Bu meslekte geçirdiğimiz onca yılda hasara uğramayan çok az yerimiz var. “Kibir” adlı yazısında Fahri müdürüm eğitim merkezinde bu hasarları onarma sürecine girdiğini, iyileşme yaşadığını yazmıştı. Taşrada çalışan personelin böyle bir onarım süreci yaşama ve iyileşme şansları çok az olduğu gibi hasarları da git gide büyüyor.

Yaşadıklarımızın yanında, yaşadıklarını dinlediğimiz, telefonla görüştüğünüz ya da internet yoluyla haberleştiğiniz CTE personeli oluyor. Öyle şeyler anlatıyorlar ki üzülmemek elde değil…

Sevdiğimiz bir abimiz anlatmıştı. Bir gün abimiz ve diğer memur arkadaşı cezaevinin nizamiye kapısından girerken ikisinin de şapkaları takılı olmadığı halde müdür bey: “Şu öndekine tutanak tutun şapkasını giymemiş” deyince bizim abi tutanağı yemiş. Bir başka durumda iki memuru yine aynı hatayı yapar. Başmemur birine dönerek sana söylemiyorum der ve diğer memuru haşlamış. Ayrımcılık, kayırmacılık gırla…

 

Birçok personelimiz her gün en az 15-20 dakika fazla çalışmaktadır. Sayım bitip çıkana kadar geçen fazladan süreler, öğlen arası yapılan çalışmalar… Bu şekilde görev yapan personele bir gün 5 dakika geç geldiği için tutanak tutan amirler var hala. Hakkaniyet ölçüşüne sığmayan ve adalet terazisinden geçmeyen bu kararlar ve daha nice yanlış kararlar (aslında birçoğu mobbing) personel üzerinde onarılmaz derin yaralar açmaktadır. Bu yazdıklarım kurumlarda yaşanan hafif hadiselerdir. Başmemurdan tokat yiyen, fırça yiyen azar işiten, tehdit edilen,  kendisine küfür edilen, sövülenler hariç…

Bu durumlarda kişilerin haklarını aramaları gerekiyor. Böyle durumlarda hukuki yoldan hakkını arayan personel de var, yok değil. “Bizler bunları yazmakla sorunu çözmüş oluyor muyuz?” diye eleştirenler var. Ortada bir sorun var. Adını koymak, teşhisi doğru yapmak, tedavi etmek lazım. Ama belirtmek isterim ki birçok benzer durumda bireysel hak arama devri bitti artık. Mutlaka örgütlü olmamız gerek. Avrupa ülkelerindeki meslektaşlarımızın sendika ve örgütlenme gibi hakları, anayasal güvence altına alındı. Ülkemizde cezaevi çalışanlarının hak kaybını asgariye indirerek yöneticilerin baskıları mobingleri ve insan haklarını hiçe sayan emirler verilmesi karşısında cezaevi çalışanlarını koruyan savunan bir sendika gerekmektedir. Personelin, dertleri ve sıkıntıları ile ilgili duygu ve düşüncelerini demokratik, serbest bir zeminde anlatabilmesinin ve sesini duyurabilmesinin ancak sendika ve örgütlenme özgürlüğü ile mümkün olacağına inanıyorum.

 

Kurumlarımız yeni hizmet binalarıyla çağ atladı. Yeni infaz yasaları, eğitim merkezleri, personel eğitimleri… her şey gelişti. Ama hala çalışanların kurumsal bakışıyla, aidiyet sorunuyla, mesleki inançsızlıkla ve kurumların yönetimi ile ilgili rahatsızlıklarımız var. Bunlardan ilki ve en önemlisi bence liyakat… Bilgisayar açmayı kapamayı bilmeyen ve öğrenmeye çalışmayan; Uyaptan haberi olmayan ve aynı zamanda çağdaş infaz sistemini ve çağdaş yönetim şeklini benimsememiş kişiler hala çok. Liyakat sahibi kişiler yerine bu kişilere yetki verilmesi, kilit görevlere getirilmesi de iş barışını bozuyor, sisteme sokulan çomak bir türlü çıkmıyor.

Yakın zamanda çıkan görevde yükselme yönetmeliği ve bazı unvanlara getirilen rotasyon sayesinde kurumlarda bir kan değişikliği olacağını ve liyakati olmayan, kendini geliştirmek için gayret göstermeyen kişilerin de kendine biraz daha çekidüzen vereceğini umuyorum.

 

Bu vesile ile sınava girecek yeni yönetici adaylarına Genel Müdürümüzün önceki yazısında belirttiği: “Yöneticilerimizin iletişim becerilerinin yüksek olması ve bu noktada kesinlikle kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Çünkü tek yönlü bir iletişim günümüz dünyasında mümkün değildir. Dinleyen, çözüm üretebilen, sorunlara değişik açılardan bakabilen ve motivasyon konusunda bilimsel açıdan donanımlı yöneticiler, çağımızın en çok gereksinim duyduğu yönetici profilidir” sözlerini hatırlatmak istiyorum.

Huzurlu, mutlu, birlik beraberlik içinde geçireceğimiz günlerde buluşmak ümidiyle, hoşçakalın.

 

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Etiketler; cem, yönetici, çağdaş, yönetim,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 
 

            TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri  |  E?itim Haberleri