Skip Navigation Links
YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
Makale Kategorileri
 

EN ÇOK OKUNANLAR
Alternatif yazı, resimin görüntülenemediği durumlar için.
GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki

BU DAVAYI SAHİPLENENLER

Levent Preveze
CİPDER YAZILARI - 25 Ocak 2015 Pazar - 22:21:34  - Bu makale 443 kere okundu.
Levent Preveze 
leventpreveze@gmail.comBizim en temel amacımız, bu teşkilatın çalışanları arasındaki iletişimi güçlendirerek; yardımlaşma, dayanışma ve birlik, beraberlik ruhunu kazandırmak

Yeni yıla oldukça hareketli başladık. Güvenlik yasası meclis görüşmeleri, görevde yükselme ve unvan değişikliği, dergi çalışmaları, üniversitelerle işbirliği hazırlıkları derken epey yorulduk daha yılın ilk aylarında. Bunların dışında rutin olarak yapılan yardım faaliyetleri, hukuki süreçler, hasta ziyaretleri, röportajlar vs. çalışmaları saymıyorum bile.

Ama daha yılın ilk ayında hakkımızda söylenmeler, dedikodular, yıkıcı eleştiriler vs. bir anda yoğunlaştı. Bu olumsuz ve yıkıcı tutumlardan bahsederken yapılan yapıcı eleştirilerden söz etmiyorum çünkü eleştiriler bizim başımızın üstündedir, bunlar bize her zaman yol gösterici olmuştur. Meclis çatısı altındaki neredeyse herkes sorunlarımızın fakında olduğunu kürsüden adeta haykırdı. Hükümet de muhalefet de (maliye bakanlığı temsilcileri hariç) bizi savundu. Derneğin çalışmalarından bahsedildi, onlara ulaşan isteklerimizin yerinde olduğu konusunda fikir birliğine bile varıldı. Bunların arka planında yapılan yoğun mesai ve emek var. Onlar çabalarımızı takdir etti ama kendi personelimiz bizi karalamak için adeta yarışıyor.

Yedi yıllık sürede biz artık öğrendik ki bazı dönemlerde Derneğe olan ilgi artıyor, bazı dönemlerde de bu gibi olumsuz tavırlar artışa geçiyor. Bunun nedeni konusunda fazla bir ayrıntıya girmeye gerek yok, üzülerek söyleyeyim buna kısaca çıkar beklentisi diyebiliriz. Özellikle istifa etmek için (ki bu genellikle ocak aylarında yani aidat ödeme zamanı gelince) tuhaf gerekçeler bulan üyelere çok üzülüyorum. Şartları tutan her meslektaşımız özgürce derneğe üye olabileceği gibi, istediği zaman gerekçe belirtmeksizin istifa hakkında da sahiptir. Ama sanırım vicdanları rahatsız olduğundan olsa gerek, çoğu kez bir gerekçe bulmak zorunda hissediyorlar kendilerini ve sitem dolu vedalar yazıyorlar. Oysa ileri sürdükleri şeyler hakkında bizlerden bir yanıt beklemeleri, bir açıklama şansı tanımaları daha doğru olmaz mı? Olmaz, çünkü yanıt almak veya yapıcı olmak değil istedikleri. Bunun dışında gerçekten beklentilerini karşılayamadığımız için ayrılmak isteyen arkadaşlarımızı bu yazının dışında tuttuğumu da eklemek isterim.

Sitemi ayrılırken etmek kadar abes bir tutum olabilir mi? Sitem sevilene yapılır ve her sitemde bir düzeltme, özür beklentisi olur. Yani aslında bırakanın değil, bırakılanın hakkıdır sitem.

Yıllardır anlatmaya çalışıyoruz; “Biz bir yardımlaşma derneğiyiz, sendika değiliz, medya patronu değiliz, parlamento hiç değiliz. Kapasitemiz ölçüsünde misyonumuzu yürütüyoruz. Bize destek olursanız bunları daha nitelikli yaparız, biz de sizlerden biriyiz”. Ama bazı kişiler nedense bunları duymuyor, anlamıyor, anlamak istemiyor. Sadece bizim derneğe has bir şey değil bu durum. Toplumsal yaşamda da çok görülen bir algı sorunu bu. Yetişkin eğitimcisi kimliğimle bu durumlarla sık karşılaşıyorum. Böyle durumlarda hep şu ayet aklıma gelir: “Şu bir gerçek ki sen ölülere duyuramazsın. Dahası, bu daveti sırtını dönüp uzaklaşanlara da işittiremezsin”(Neml 80). Dernekçilik bağlamında değerlendirdiğimde, meslektaşlarının sorunlarına duyarsız kalan, kendi yakın menfaati dışında kimsenin derdiyle dertlenmeyen, başını kuma sokup görmeyen, duymayan kişiler için söylenebilecek ilahi bir ders olduğunu anlıyorum.

Bizim en temel amacımız, bu teşkilatın çalışanları arasındaki iletişimi güçlendirerek; yardımlaşma, dayanışma ve birlik, beraberlik ruhunu kazandırmak, onları ortak amaç için tek ses, tek yürek halinde bir “cemiyet” haline getirmek.

Bir cemiyetin üyelerini bir araya getiren unsurlar mevki, makam, unvan, maddi kazanç durumları, giyim ve konuşma tarzı, hemşericilik vb. geçici ve yüzeysel unsurlarsa eğer, ne cemiyetin kalıcılığından, ne de üyelerini sımsıkı bağlayan çimento etkisinden söz edilebilir. Ancak inanç, fikir ve ortak eylemleridir bir topluluğu kaynaştıran çimento. Diğer sayılanlar ise kıvamı arttıran, görüntüyü güzel kılan tamamlayıcılar olabilir.

Bir de üye olmadığı, üye olup yanımızda yer almak gibi bir niyetleri olmadığı, teşkilata bir kuruş faydaları olmadığı halde yorum yapan, eleştiren, akıl vermeye kalkan, hariçten gazel okuyan kişiler var. Bize; “ böyle yaparsanız yanınızda oluruz”, “şöyle yaparsanız üye sayınız artar” şeklinde birtakım öneriler sunup, yönlendirmek isteyenler bu kişilerin bu tekliflerini yerine getirsek bile eminim ki başka şeyler isterler.  Allah yüce kitabında şöyle buyurmuş: “Şu halde yalanlayanlara itaat etme. Onlar senin kendilerine hoş görünüp uzlaşmanı istediler ki onlar da sana hoş görünüp uzlaşsınlar” (Kalem 8-9).

Herkes bilmelidir ki biz bu derneği kurarken herhangi bir alanda mutlak zafer elde etme amacıyla değil, teşkilatımızı; mücadele edecek, haklarını arayacak, meslektaşlarının dertleriyle dertlenecek şekilde diriltmek, uyandırmak amacıyla kurduk. Yani bir yazarın dediği gibi “zafere değil sefere çıktık”. Biz bir profesyonel tüccar gibi maddi çıkarlar peşinde, kar elde etmek için her yolu mubah gören bir anlayışa sahip değiliz. Bizler sonuç odaklı değil süreç odaklı çalışıyoruz. Sadece sonuç odaklı çalışmalar; kişileri, örgütleri, kurumları günübirlik çözümlere götürdüğü gibi, yakın unsurları korurken nispeten gerideki unsurları ihmal etmeye sebep olur. Böyle çalışan sistemler ise sağlam olmayan temeller üzerine inşa edilmişlerdir. Bu nedenle sonuca götüren her yolu değil, doğru olduğuna inandığımız yolları deneyerek, dürüst bir çizgide başımız dik yürümeyi şiar edindik. Sahte ve geçici zaferlerle günü kurtarma, sadece üye sayısını artırma ve muhalifleri kazanma telaşı gütmedik. Her zaman en büyük hoşnutluğun Rabbimizin hoşnutluğu olduğuna inandık.

Bir pergelin ayaklarından biri sağlam bir şekilde yere basarsa, diğer ayağı ne kadar dolaşırsa dolaşsın çizilen şekil pergelin var olma amacına hizmet ederek sadece daire veya daire parçası çizer. Bizim de biz ayağımız doğruluk, dürüstlük ve güzel ahlak ile yere basacak, diğer ayağımız inandığımız yolda serbestçe gezecek. Biz bu davanın sahipleri değil, sahiplenenleriyiz. Bundan sonra da bu yolda aynı çizgi üzerinde bizim gibi sahiplenen gönüldaşlarımızla yürümeye devam edeceğiz.

 

 

 

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Etiketler; ,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 
 

            TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri  |  E?itim Haberleri