Skip Navigation Links
YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
CiPDER DUYURULAR
Makale Kategorileri
 

GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki
Alternatif yazı, resimin görüntülenemediği durumlar için.
EN ÇOK OKUNANLAR

ANLAMA VE KAVRAMA ÜZERİNE

İSMAİL GÜL
CİPDER YAZILARI - 26 Temmuz 2017 Çarşamba - 08:18:39  - Bu makale 1081 kere okundu.
İSMAİL GÜL 
ismail.gul@adalet.gov.tr“Var olmak” için önce “algılanmak” gerekir

Birlikte çıktığımız “bir olma, birlikte olma” yolcuğumuz onuncu yılına girdi. Birbirinden kopuk, birbirini tanımayan, birbirinden haberdar olmayan büyük bir camiayı -fiziksel olmasa bile- bir araya getirmek gibi bir misyonu olan Derneğimiz bu misyonu yerine getirmek için on yıldır elinden geleni yapıyor.

 

Bir taraftan dergisiyle, internet siteleriyle, sosyal medya gruplarıyla tüm ülkedeki ceza infaz kurumu çalışanlarının ahvalini birbirine anlatırken, diğer taraftan da çalışanlarımızın mevcut durumunu kamuoyuna, medyaya, yasa yapıcılara yansıtmak üzere çalışmalar yapıyor.

 

Bu bir birikim işidir ve belli bir süreç gerektirir. CİPDER; bu süreci başlatan, bu yolda çığır açan ve ceza infaz çalışanları olarak “var olduğumuzu” birçok platformda ortaya koyan önemli bir başlangıç unsurudur.

 

Eğer birçok yönden “var olduğunuzu” sizin dışınızdakiler bilmezse, kavramazsa, değişimi ve gelişimi tahrik edecek gücü alamazsınız. Yani “var olmak” için önce “algılanmak” gerekir. İşte yıllardır yapılmaya çalışılan da bu. Ama ne yazık ki biz mecliste, bakanlık nezdinde, medyada ve diğer birçok ortamda kendimizi ortaya koymak, var olduğumuzu ve meşruluğumuzu göstermek üzere “temel atma” çabası yürütürken, bayraklarını taşıdığımız takım arkadaşlarımıza yani meslektaşlarımıza henüz Derneğin varlığını, gücünün kaynağını, taşıdığı potansiyeli anlatamadığımızı fark ettik.

 

Bu direnç ise maalesef, hızlı koşmamıza engel olmakta, yapılan yardımların yeterli orana ulaşmasını, yeni projeler üretilmesini, potansiyelin fiiliyata dönüşmesini engelleyen bir durum olarak karşımızda duruyor. Bu anlamda kendimizi kendimize tanıtmak için daha çok gayret etmemiz gerektiği konusunda bir özeleştiriyi sık sık yaptığımızı buradan dile getirmek istiyoruz. Bu eksikliğimizi gidermek üzere kurum ziyaretlerimizi artırdık, broşür ve tanıtım materyalleri hazırlayıp kurumlara göndermeye başladık. Bu eksikliğimizin farkındayız ve bunun için çalışıyoruz.

 

Buna karşın yıllardır açtığımız yelkenin yönünü, farklı yönlerden gelen rüzgârlara göre değiştirmedik, rotamızı hiç bozmadık. Bir elin parmaklarını geçmeyen sayıdaki kişinin gönüllü çalışmalarıyla yapılan bu kadar iş için teşkilat dışından aldığımız övgüler bir yana kendi teşkilatımızdan gelen yıkıcı ve temelsiz saldırılar çoğu kez o kadar çok toz kaldırıyor ki önümüzü bile göremediğimiz oluyor.

 

Eleştiri sandığımız bazı şeylere öyle çok alışmışız ki bazen katkı sunmayı, kendimiz için hazırlanan çorbaya tuz atmayı ihmal eder hale gelmişiz. Oysa eleştirmek için katılmak, katkı sunmak, tuz atmak, karıştırmak gerekir. Böyle yapılırsa eleştiriler bir sonraki çorbayı daha lezzetli kılar. Daha önce de bir arkadaşımızın dile getirdiği bir fıkrayı bu noktada tekrar zikretmek istiyorum. Nasrettin Hoca’nın bir gece vakti sokak lambasının altında bir şeyler aradığını görenler sormuşlar ne yaptığını. Hoca onlara bir şey düşürdüğünü söyleyince onlar da: “Burada mı düşürdün Hocam” diye sorunca Hoca cevap vermiş: “Yok, burada düşürmedim ama sokakta tek aydınlık yer burası, onun için burada arıyorum!”. Sanırım bizim iş de biraz böyle. Onca şey içinde derneği eleştirmek en kolayı…

 

Değerli meslektaşlarım,

 

Biz cezaevi çalışanları yıllardır hak ettiğimiz birtakım şeyleri bekliyoruz, ama gerçek anlamda sadece üç-beş yıldır bunlar için uygun şekilde mücadele ediyoruz. Haklı olmanın gücünü içimizden çıkardığımız, fiile dönüştürdüğümüz gün, mücadelemiz hız kazanacak, güçlenecektir. Hz. Ebubekir buyurmuş ki “İçinizdeki zayıflar hakkını alana kadar kuvvetlidir; içinizdeki kuvvetliler ise başkaları onlardan hakkını alana kadar zayıftır.” Gücümüzü ortaya koymak için de sizlerin desteğine ihtiyacımız var, çünkü kuvvetin kaynağı sizsiniz. Sizden beş liralık aidat dışında başka maddi bir şey talep eden yok, öyleyse kaybedeceğiniz önemli bir şey de yok. Bununla birlikte, en küçük bir misalle; bu beşer liralık aidatlarınızla diğer meslektaşlarınıza ve onların ailesine yaptığınız katkıların değeri parayla ölçülemeyecek kadar değerlidir. Değerlidir çünkü bu meslektaş dayanışmasının ve yardımlaşmasının içinde sadakat var, vefa var, hayır var, sevap var… İşte bunlara paha biçilemez!

 

Kıymetli arkadaşlarım, gelin kimi zaman kendimizi esir alan kötü düşüncelerden sıyrılalım; dernek kimliği altında gönüllü olarak bizlere hizmet etmeye çalışan kardeşlerimizin niyetini fark etmeye, yapılan işleri öğrenmeye; yani kısacası CİPDER’i anlamaya çalışalım; sizlerden bir karşılık beklemeyen gönüllülere destek olalım.

 

Yapılan çalışmaların, harcanan emeğin mutlaka bir karşılığı olacaktır. Bu karşılığı hep birlikte göreceğimiz günlerde buluşmak üzere hoşçakalın.

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Etiketler; ,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 
 

            TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri  |  E?itim Haberleri