0 312 419 14 48

0 312 418 88 68

0 506 388 71 54 - 0 507 532 95 30

ÜYELİK BİLGİSİ SORGULA

Anasayfa Tüzük Üyelik Yönetim Mağaza İletişim Hakkımızda Sık Sorulan Sorular

SON DAKİKA

Hafit Kaya Vefat Etti



Üyemiz Soner Veda Annesini Kaybetti



İSMAİL GÜL
NEREDE O ESKİ GÜNLER?
(Bu Yazı 293 Kez Okundu.)

Değerli üyelerimiz, sevgili meslektaşlarım,

 

Geride bıraktığımız 2019 ile birlikte kendi çapımızda yeni hedefler belirleyip yeni birtakım planlara başladık. Geçen yıl yapamadığımız şeyleri bu yıl yapmak üzere takvimlere notlar yazdık. Hepimiz için hayallerimizin gerçekleşeceği, hedeflerimize ulaşmada muvaffak olacağımız, bu arada da geçmişin muhasebesi en iyi şekilde yapacağımız bir yıl olmasını diliyorum.

 

Bir söz vardır, “geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer.” Bu söz geçmişe özlemle birlikte içinde yaşanılan günün bezginliğini, sıkıntısı da dile getiren bir iç çekiştir aslında. Özellikle belli bir yaşa gelenlerden çok sık duyarız, “Nerede o eski günler!” sözünü. Bence bir insan bu sözü çok sık dile getirmeye başlamışsa artık bazı şeyleri kendince tamamlamış ya da başka bir deyişle unun eleyip eleğini asmış demektir. Oysa sürekli değişen ve gelişen çağda insanın da kendisini yenilemesi, geliştirmesi ve iki gününü eşit kılmamak için çaba göstermesi gerekir. Teşbihte hata olmaz diyerek bunu bir örnekle açmak istiyorum. Bayramlarda büyüklerini ziyaret etmeyen, komşularıyla bayramlaşmayan, çocukları sevindirmeyen; bunun yerine otellerde bayram fırsatlarını kollayan insanlar bayramların var olma nedenini idrak edip manevi havasını solumamış demektir. Bu insanların “Nerede o eski bayramlar!” demesi de kendisi açısından doğru olmakla birlikte oldukça ütopik bir yaklaşımdır.  Fikir bizde, düşünce bizde olduktan sonra günümüzü istediğimiz şekilde bayrama çevirmek öncelikle bizim elimizdedir.

 

Değişme dünyanın en önemli kanunlarından biridir. Hiçbir şey değişmese bile değişen bir biz varız ortada. Dünü özlemek kadar dün beğendiğimizi bugün beğenmememiz de değişimin bir sonucudur. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzü bundan çok değil bir yirmi veya yirmi beş yıl öncesiyle karşılaştırırsak birçok şeyin ne kadar farklı olduğunu görürüz. Ama bunların hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu değerlendirmek için o günün koşullarıyla birlikte bir yorum yapmak gerekir. Bugün bize çok kolay gelen bir şey dünün koşullarında çok zor olabilir. Nitekim bazı şeyler böyledir. Bugünün koşullarıyla dünü değerlendirmek oldukça yanlış bir yaklaşımdır. Ama maalesef bu sıkça yatığımız bir hatadır. Tarihi, siyasi olayları, kurumları ve hatta insanları bu şekilde yargılarız. Ama unuturuz ki bir insanı veya kurumu önce niyetiyle sonra da sahip olduklarıyla ve içinde bulunduğu koşulları dikkate alarak yargılamak gerekir. İşte CİPDER de kurulduğu günden bu yana bu şekilde haksız ithamlara, yargılamalara maruz kalıyor. Oysa CİPDER olarak biz geçmişte yapılanlarla yetinmeyip sürekli arayış içinde olan, geçmişten alınan dersler akılda hep geleceğe bakan bir oluşumdur. Eskiden yaptıklarının sermayesini tüketmekten ziyade sürekli yeni proje arayışında olan bir dernektir. Kuruluşundan bu yana şahit olduğum en önemli şey niyetin halis olmasıdır. Az sayıda yönetim kurulu üyesi tarafından, dışarıdan ve hatta üyelerinden herhangi bir destek almaksızın yapılan çalışmaların takdire şayan olduğunu düşünüyorum. Öyle ki en temel görevi olan üyelik aidatlarını bile ödemeyen üyelerin, tek geliri aidatlar olan derneklerini eleştirmesi bazen abes olabiliyor. Tuhaf olan da Derneğin yaptıkları ile değil de çoğu kez yapmadıkları ile değerlendirilmesi ve yargılanması. Bir de şöyle bir tespit yapmak isterim, Derneğin çalışmaları –zorunlu olarak- Tüzüğü çerçevesindedir. Belirlenen ve sayılan amaç dışında bir faaliyette bulunması ve bunun için özellikle maddi kaynaklarının kullanması yasal anlamda doğru değildir. Ama yapmadığı için eleştirilen birçok şey bu kapsamda yer alıyor. Yaptığı maddi yardımlar, dayanışma çalışmaları, hukuki danışmanlık, teşkilatımızı geliştirme adına yapılan faaliyetler; kurum ve kuruluşlarla iş birliği ve protokol çalışmaları, kitap, dergi ve sosyal medya faaliyetleri ile iletişim hizmetleri sürekli olarak ve başarılı bir şekilde yürütülüyor. Bir yardımlaşma ve dayanışma derneği olarak CİPDER’in yapması gerekli faaliyetler de zaten bunlar. Ama nedense bunlar hep küçümseniyor; yapmadığı, yasal çerçevede yapamayacağı ve yapmak zorunda olmadığı birçok şey için haksızca eleştiriliyor. Atılan iftiralardan ise hiç söz etmiyorum.

 

Bir Derneği başarıya götüren en önemli şey birlikteliktir. Ama bu birliktelik kuru bir kalabalıktan ziyade “akıllı bir birlikteliktir”. Bu ise gönüllülüğü, adanmışlığı, inanmayı ve aidiyeti gerektirir. Bunların olmadığı bir üyeliğin amaca da faydası olmaz. Üyeliğin aktif olması için bunlar mutlaka gereklidir. Bırakın üye olmayanları üyemiz olan bir kitlenin bile bizi anlamamasının nedeni bu işte. Çünkü inanç yok! Ünlü bir düşünür “inandığım için anlıyorum.” diyor. Çünkü inanıyor ve onu gündemine alıyor. Böylece onun hakkında düşünüyor, araştırıyor, sorguluyor…  Oysa birçok meslektaşımız sadece “duyuyor” ve zanna hüküm veriyor. –mış –muş edebiyatı yaşamımızın büyük bölümünü böylece işgal ediyor. Özellikle sosyal medyayı “yaşam koçu” olarak işe alanlar açısından bu daha büyük bir fecaat. Biz Dernek Yönetimine talip olurken, kolay olmayacağını zaten biliyorduk. O yüzden çok sitemkâr değiliz. Dernek çalışmaları konusunda, yazımın başındaki “geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” sözünü de pek kullanmıyoruz. Çünkü biz geçmişte takılıp kalmıyor, geleceğin her zaman daha güzel olması için çalışıyoruz. Ama buradan bir kez daha tekrar etme gereği duyuyorum, biz, siz üyelerimiz olmadan başarılı olamayız. Dernekçilik faaliyetleri gönüllülük esasına dayanır, ne kadar çok inanmış ve gönüllü çalışmaya talip olmuş insan olursa o kadar çok iş çıkar. Haliyle bizim yanımızda olursanız sizlerden alacağımız güçle bizler daha güzel çalışmalar yapar, daha ciddi projelere imza atarız.

 

Bu düşüncelerle, sizleri kendini bu teşkilatta görev yapan personelinin iyiliğine adamış CİPDER’e destek olmaya davet ediyor; 2020 yılının, tüm personelin Derneklerine sahip çıkacağı, birlikte tüm kamuoyuna örnek olacak çalışmaların yapılacağı bir yıl olması temennilerimle, saygılar sunuyorum.

Diğer Yazarlar

LEVENT PREVEZE

YENİ YILA GİRERKEN

BEHZAT DEMİR

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE “KAZANIMLARIMIZ”

MUTLU EŞER

YIPRANMA HAKKIYLA İLGİLİ GÖRÜŞLER

CEM ALEMDAR ALBAYRAK

KENDİMİZİ NASIL İFADE EDELİM?

İDRİS KOÇ

DEPREM DEĞİL, AHLAKSIZLIK ÖLDÜRÜR!

Yazarın Diğer Yazıları

İSMAİL GÜL

LİYAKAT VE KARİYER

İSMAİL GÜL

KENDİNİ BİLMEK

İSMAİL GÜL

BU MİLLETİN EKMEĞİ

İSMAİL GÜL

BEKLEDİKLERİMİZ VE YAPTIKLARIMIZ

İSMAİL GÜL

ANLAMA VE KAVRAMA ÜZERİNE


YORUMUNUZ

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

Adınız Soyadınız
Doğrulama Kodu
Yorumunuz