Skip Navigation Links
YAZAR'IN DİĞER YAZILARI
 
Makale Kategorileri
 

EN ÇOK OKUNANLAR
Alternatif yazı, resimin görüntülenemediği durumlar için.
GAZETE MANŞETLERİ
Önceki Sonraki

10. YIL MESAJI

İSMAİL GÜL
CİPDER YAZILARI - 11 Mayıs 2017 Perşembe - 14:46:30  - Bu makale 225 kere okundu.
İSMAİL GÜL 
ismail.gul@adalet.gov.tr.

Değerli Meslektaşlarım,

Bu yazımda, Derneğimizin geride bıraktığı on yılı kısaca bir değerlendirmek istiyorum.

 

CİPDER’in kuruluşu her ne kadar 2007 yılı gibi görünse de arka planda uzun yıllar süren bir çalışmanın olduğunu da söylemek gerekir. Kurucu üyeler arasında isimleri yer almasa da birçok kişinin “Dernek” fikrinin ortaya atılmasında, bu fikrin geliştirilmesinde ve nihayet kurulmasında emeği var. Umulan etkiyi yaratmayan bir sendika tecrübesinden hemen sonra, yasaların ve mevcut olanakların elverdiği tek örgütlenme biçimi olan dernekleşme fikrinin olgunlaşarak fiiliyata geçmesi oldukça meşakkatli olmuştur.

 

2000 yılından itibaren ceza infaz kurumlarının değişen infaz anlayışıyla birlikte hızlı bir değişime girmesi sonucu değişen iş tanımlarıyla ve birbiri ardına çıkarılan mevzuatlarla personelden beklenen nitelikli iş gücü, kaliteli hizmet ve “sıfır hata toleransı” beraberinde artan bir sorumluluk ve iş yükü getirmiş, buna karşı personele yönelik köklü bir iyileştirme rejimi uygulanmamış, personel yine zor şartlar altında tabiri caizse “kendi yağıyla kavrulmaya” devam etmiştir. Ancak sözünü etiğimiz bu dönemde değişen sadece bunlar değil. Personel gençleşti, daha tahsilli hale geldi; dolayısıyla ihtiyaçları da farklılaştı. Dünyanın küreselleştiği, uzaklıkların ortadan kalktığı ve insanların her zamankinden daha fazla etkileşimde bulunduğu bu internet çağında, aynı mesleği farklı kurumlarda icra eden ancak telefon, internet gibi iletişim araçları bakımından kısmen kısıtlı olan ve kendisini medyada gerektiği gibi ifade edemeyen ceza infaz kurumu çalışanlarının da çağa ayak uydurması, iletişim hakkını kullanması ve kendini kamuoyun önünde ifade etmesi gibi birtakım ihtiyaçlarını gidermesi konusunda bir örgütlenme gereği kendisini iyice göstermişti. İşte CİPDER özellikle bu ihtiyaçları olanaklar ölçüsünde karşılamak üzere kuruldu.

 

CİPDER sayesinde çalışanlarımız sorunlarını meclise, bakanlıklara ve medyaya taşıdı. Meclis kürsülerinden taleplerimiz dillendirildi, televizyonda kendimizi anlattık. Birçok kurum ve kuruluşun yapamadığını yapıp, oldukça kaliteli bir yayın organı hazırladık. Paylaşım dergimizde, var olan olumsuz imajı yıkmak üzere kendimizi en iyi örnekleri sunarak ortaya koymaya çalıştık. Fiziksel olarak aynı mekânda olmasa da dergimiz, internet sitelerimiz, sosyal medya gruplarımız personelimizi bir araya getirdi, ortak noktalarda buluşturdu. Her şeyden önemlisi bizi birbirimizden haberdar etti. Hiç tanımadığımız meslektaşlarımıza yardımlar yaptık birlikte. Hiç görmediğimiz çocuklarımıza okul harçlıkları; evi yanan, depremde eşyaları harap olan meslektaşlarımıza ev, eşya, giyecek verdik hep birlikte. CİPDER’in üstendiği veya destek olduğu davalarda, duruşma salonunda veya soruşturmalarda bizzat bulunmasak da, ödediğimiz 3-5 lira aidatlarla aslında hepimiz müdahil olduk, onlara destek verdik. Böylece bizim başımıza gelebilecek şeyler konusunda da destek alacağımızın teminatını almış olduk. Bunlar çok önemli olaylardır aslında, görmesini bilen için.

 

Gelişim birden bire meydana gelecek bir oldubitti değildir. Gelişim bir süreçtir. Aşamaları vardır. Olgunlaşmadan meyvenin yenmeyeceği gibi, gerekli alt yapı sağlanmadan bazı noktalara varmak da mümkün değildir. Dernek çalışmalarında gördük ki bir hak elde etmek, taleplerinize olumlu yanıtlar almak için önce kendi haklılığınız, meşruluğunuzu ispat edeceksiniz. Bu da öyle birkaç günde hatta birkaç yılda olacak şeyler değil. Hele de bizim camia gibi hakkında efsaneler türetilmiş, hikâyeler yazılmış bir camia için. Ünlü bir bilim adamının dediği gibi önyargıları yıkmak, atomu parçalamaktan zor bir iş… Üstelik önyargı sadece kamuoyunda yok, bizim içimizde de var. Kendimize olan güvenimizi artırmak, birçok şeyin yapılabileceğini göstermek de önemli… İşte CİPDER kuruluş aşamasında talip olduğu bu görevlerin birçoğunu başarmış durumda. Gelişim söz konusuysa sonuç yoktur. Çünkü gelişim süreklilik gerektirir. O nedenle girişimlerimizde “Hani yaptınız da ne oldu?” demek, açıkça haksızlıktır. Bunun yerine, “Ne aşamada?” diye sormak daha mantıklı olacaktır. Biz isterdik ki aynı amaç doğrultusunda birçok dernek daha kurulsun. Bunlardan bir kısmı özlük haklarına ağırlık versin, bir kısmı yardım kampanyalarına, bir kısmı hukuk işlerine, bir kısmı da basın, haberleşme ve tanıtım çalışmalarına… Cezaevlerindeki yoğun işlerinin yanı sıra tüm bunları yıllardır CİPDER yöneticileri ve çalışanları sadece birkaç kişiyle yapmaya çalışıyor. Bu işleri paylaşacak dernekler, sendikalar, vakıflar kurulana kadar aynı tempoyla yapmaya da devam edecektir. Dernekçilik sosyal sorumluluk bilinci gerektirir. Bu da bir kültür işidir, gönül işidir. Elde edilecek menfaat maddi değil manevidir; dolayısıyla sabır ve anlayış gerektirir.  Yeter ki üyelerimiz ve özellikle de kurum sorumlularımız bize biraz daha destek olsun.

 

Dernek olarak bireysel ve kurumsal gelişime destek olmak, kurum kültürünün olgunlaşmasına katkıda bulunmak; personel arasındaki biriliğin, beraberliğin ve meslektaş dayanışmasının artırılmasını sağlamak için çıktığımız yolculukta maddi ve manevi olarak bizimle birlikte olan, destek veren, inanan, anlayan herkese şükranlarımızı sunuyor; bizimle henüz tanışmamış tüm meslektaşlarımızı da “bize” davet ediyor, saygılar sunuyorum.

 

                                                                              

 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Etiketler; ,
Yorum Gönder
 Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
 
 
 

            TRT Haber Haberler

Son Dakika Haberleri  |  E?itim Haberleri